Güvenpark’ta gaziler nöbette: “Aynı çatışmada yaralandık, aynı hakları istiyoruz”

Img

Türkiye’nin dört bir yanından Ankara’ya gelen er şehit yakınları ve gaziler, rütbe ayrımı gözetilmeksizin eşit özlük hakları talebiyle Güvenpark’ta başlattıkları oturma eylemini günlerdir sürdürüyor. Geceleri parkta konaklayan gaziler ve şehit yakınları, talepleri karşılanıncaya kadar mücadelelerini sürdüreceklerini ifade ediyor.

81 İLDEN ANKARA’YA GELDİLER… ER ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLER GÜVENPARK’TA HAK NÖBETİNİ SÜRDÜRÜYOR

Güvenpark’taki eyleme gün boyunca çeşitli siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları destek ziyaretlerinde bulunurken, gaziler yaşadıkları mağduriyetleri Yeniçağ mikrofonuna anlattı.

Eyleme katılan gaziler, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde aynı operasyonlarda görev yapmalarına rağmen rütbeli personelle aynı özlük haklarına sahip olmadıklarını belirterek; maaş, sağlık hizmetleri, protez desteği, yeşil pasaport, ÖTV muafiyeti ve şehit yakınlarına sağlanan sosyal haklarda yıllardır süren eşitsizliğin sona erdirilmesini talep etti.

AYNI ÇATIŞMADA YARALANDILAR, AYNI HAKLARI İSTİYORLAR

Bir gazi, yaşadıkları mağduriyetin artık dayanılmaz boyuta ulaştığını belirterek, “Devletimiz çok büyük ama hükümetimizin mağduriyetimizi gidermesini, bunun üzerinden bahane üretmemesini bekliyoruz. Bir an önce de hakkını aramaya çalıştığımız özlük haklarımız elimize verilsin, başka bir şey istediğimiz yok.” dedi.

“BİZ AYRICALIK DEĞİL, ADALET İSTİYORUZ”

Konya’dan gelen ve 2008 yılında Kuzey Irak’ta gerçekleştirilen Güneş Harekâtı sırasında PKK ile girilen çatışmada iki gözünü kaybeden gazi Mehmet Yücel, dört yıldır hukuki mücadele verdiklerini belirterek, taleplerinin ayrıcalık değil adalet olduğunu söyledi.

Yücel, uzman çavuş, astsubay ve subayların görev sırasında yaralanmaları halinde emsallerine göre özlük haklarından yararlanabildiğini ancak er statüsündeki gazilerin böyle bir hakka sahip olmadığını ifade ederek şunları söyledi:

“Türk Silahlı Kuvvetleri’nde uzman, astsubay ve subayların terörle mücadele sırasında yaralanmaları halinde görevdeki emsallerine göre birtakım haklar veriliyor. Ancak Türk Silahlı Kuvvetleri’nde erlerin bir emsali yok. Bizi askerlikten ilişiğimiz kesildikten sonra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na yönlendiriyorlar. Emsal özlük haklarımız bulunmuyor. Rütbelilerle aynı haklara sahip değiliz. Tedavi, yeşil pasaport, maaş ve hatta vefatımızın ardından eşimize ve çocuklarımıza kalan maaşta bile büyük farklılıklar var. Dört yıldır hukuki mücadele veriyoruz. Kurum kurum, kapı kapı dolaştık. Cumhurbaşkanımızın sürecin hızlandırılması yönünde defalarca talimatı olmasına rağmen bürokrasi üzerine düşeni yapmadı. Biz ayrıcalık değil, adalet istiyoruz.”

“KIBRIS GAZİLERİ OLARAK YANLARINDAYIZ”

Kıbrıs Gazisi Cengiz Usta, Güvenpark’taki eyleme destek vermek için geldiğini belirterek, “Kıbrıs gazileri olarak arkadaşlarımızın yanındayız. Onların özlük hakları için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Her zaman destek olmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Bir başka gazi ise üç yıldır emsal hakları için mücadele ettiklerini belirterek, “Er şehit ailelerinin maaşları düşük. Biz protez haklarımızdan, ÖTV haklarımızdan yararlanamıyoruz. Devlete gönül verdik, bacak verdik. Subay, astsubay demeden aynı çatışmalarda bulunduk. Ama bugün er statüsündeki gaziler olarak maaşlarımız arasında büyük uçurum var. Bunun düzeltilmesini talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kıbrıs gazilerinden bir diğer isim de tüm gazilerin tek çatı altında toplanması gerektiğini belirterek, “Bütün gazilerin bir çatı altında birleşmesini istiyoruz. Şehitlerimizle gazilerimizin hepsinin eşit şekilde tek çatı altında toplanmasını istiyoruz.” dedi.

“YILLARDIR SOMUT ADIM BEKLİYORUZ”

Bir başka gazi ise Güvenpark’ta beş gündür hak arayışında olduklarını belirterek, “Beş gündür bu çimlerin üzerindeyiz. Daha 300 metre yukarıda Meclis var. Dün 15 Temmuz’du. Onlar porselen tabaklarda yemek yerken biz burada kaşarlı ekmek yedik. Yıllardır bizi bugün, yarın diyerek oyalıyorlar. Artık somut adım atılmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“BİZ PARA DEĞİL, ÖZLÜK HAKKI İSTİYORUZ”

1995 yılında Kuzey Irak’ta yaralanan Kırıkkaleli bir gazi ise yaşadıkları sorunun yalnızca maaş meselesi olmadığını, sağlık hizmetlerinden ailelerinin yaşadığı zorluklara kadar birçok alanda mağduriyet yaşadıklarını anlattı.

Yıllar içinde sağlık sorunlarının arttığını, eşinin de bir yandan kendisine bakarken ciddi sağlık problemleri yaşadığını ifade eden gazi, askeri hastanelerin kapatılmasının ardından tedavi süreçlerinin daha da zorlaştığını belirtti.

“Biz para değil, özlük hakkı istiyoruz. Devletimiz bize sahip çıksın. Biz bu vatan için uzuvlarımızı verdik. Çocuklarımızın geleceği için, eşlerimizin yükünün hafiflemesi için bir iyileştirme bekliyoruz. Eşlerimiz yıllardır bizi taşıyor ama onların da sağlık sorunlarını soran yok. Bizi üç beş kuruş için buralarda süründürmesinler. Biz yine devletimize bağlıyız. Yine de vatan sağ olsun.” dedi.

1996 yılında Kuzey Irak’ta yaralanan gazi Emin Üstüner ise yaklaşık 30 yılda sayısız ameliyat geçirdiğini belirterek, en temel ihtiyaçlarından biri olan tekerlekli sandalyeye bile ulaşamadığını söyledi.

Üstüner, “Bilkent Rehabilitasyon Bakım Merkezi’nden yeni taburcu oldum. Bir tekerlekli sandalye talebim oldu ancak iki doktorun onayına bağlı olduğu için alamıyorum. Bir gaziye tekerlekli sandalyenin bile çok görülmesini kamuoyunun takdirine bırakıyorum.” dedi.

Güvenpark’taki eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve gaziler, taleplerinin yeni bir ayrıcalık değil, aynı çatışmalarda görev yaptıkları rütbeli personelle eşit özlük haklarına kavuşmak olduğunu vurgulayarak yetkililerden çözüm beklediklerini ifade etti.

yok

Author: Ece Koç