Özgür Özel’in liderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) sözcüsü Zeynel Emre, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından önemli açıklamalarda bulundu. Emre, kurultayın gerçekleşmemesi halinde partinin seçimlere katılma şansının olmayacağını belirtti. Atanmış Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Grup toplantısı yapılmayacak” ifadesine ise Emre, “Biz grup toplantımızı gerçekleştireceğiz. Genel Başkanımız nerede konuşuyorsa, grup toplantımız da orada olacaktır. Burası bizim alanımız. Oraya girip konuşmamızı yapacağız. Bu durumun normali budur. Bir anormallik yaşanırsa, bunu birlikte göreceğiz” şeklinde yanıt verdi.
CHP lideri Özgür Özel, partisinin MYK’sını toplayarak gündemi değerlendirdi ve alınacak kararları ele aldı. Toplantının ardından Zeynel Emre’nin önemli açıklamaları şu şekilde özetlendi: “Halkımızla birlikte bu kumpasları nasıl aşarız, hangi yolları kullanmalıyız, bunları konuştuk. Aslında gerek butlan kararının öncesinde, gerekse sonrasında hemen herkesin üzerinde birleştiği bir durum var. Neden Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına bu tür olaylar geldi? Sayın Özgür Özel’e yönelik neden böyle bir süreç yaşandı? Biliyoruz ki burada bir Büyük Ortadoğu Projesi mevcut ve bu projeye hizmet eden bir iktidar var. Özellikle son birkaç yıldır Gazze’deki insanlık dramına karşı çıkan ve bu durumu protesto eden liderlerin hedef haline gelmesi beklenmedik bir durum değil.
Özel, MYK’da daha önce görev yapmış altı arkadaşlarıyla da gündemi geniş bir şekilde değerlendirdiklerini belirtti. Ortaya çıkan sonuç, partinin son yerel seçimlerdeki başarısı ve Saray’ın cici muhalefet olmaktan kaçınmasının, AKP’nin yargı mekanizması ile birlikte partideki olumsuz unsurların bir araya gelerek böyle bir kumpas kurmalarına zemin hazırladığıdır.
Zeynel Emre, “Partililerin iradesine dayanmayan bir yönetimin meşruiyeti yoktur” diyerek durumu vurguladı. Dünkü etkinliklerini hatırlatan Emre, “Biz yüz binlerce vatandaşımızla birlikte Ankara’da bayramlaştık. Ardından Cumhuriyet tarihinin en önemli yürüyüşlerinden birini gerçekleştirerek Anıtkabir’e yürüdük. Bu, hem bize hem de bu karar sonrası umutsuzluğa kapılan vatandaşlarımıza moral veren bir görüntü oldu. Türkiye Cumhuriyeti asla bir kişinin veya bir zümrenin tekelinde olamaz. Egemenlik kayıtsız şartsız halktandır ve meşruiyet de halktan alınır. Eğer bir parti halktan yeterince destek bulamaz ve rakiplerine karşı gayri ahlaki yollarla kumpaslar kuruyorsa, bu da meşruiyetini kaybetmiştir. Delegelerin iradesine dayanmayan hiçbir yönetim bizim için kabul edilemez.” ifadelerini kullandı.
