Rusya, Çin ile ortak tehditlere karşı mücadele ettiklerini duyurdu

Kremlin’den yapılan açıklamaya göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Moskova ziyareti öncesi Çin’in önde gelen gazetelerinden ve Çin Komünist Partisi‘nin yayın organı “Halkın Günlüğü” gazetesi için makale kaleme aldı.

Rusya-Çin ortaklığının karşılıklı güven, birbirinin egemenliğine ve çıkarlarına saygı üzerine inşa edildiğini makalesinde vurgulayan Putin, Şi ile yapacağı görüşmenin ikili işbirliğine yeni ve güçlü bir ivme kazandıracağına şüphesi olmadığını dile getirdi.

Şi ile tanışmasını ve dostluğunu anlatan Putin, “Çin’in dostluğa ve insan ilişkilerine çok önem verdiğini biliyorum. Bilge Konfüçyüs’ün şöyle demesi tesadüf değil: ‘Uzaktan bir arkadaş geldiğinde bu sevinç değil mi?’ Biz Rusya’da da bu nitelikleri çok takdir ediyoruz, bizim için gerçek bir arkadaş, kardeş gibidir” ifadelerini kullandı.

“İLİŞKİLER TARİHİN EN YÜKSEK SEVİYESİNDE”

Son 10 yıl boyunca dünyada çok şey değişirken Rusya-Çin dostluğunun değişmeden kaldığına işaret eden Putin, “Rusya-Çin ilişkileri tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı ve güçlenmeye devam ediyor” değerlendirmesinde bulundu.

Rusya ile Çin arasında geçen yılın sonunda ticaret hacminin iki kat artarak 185 milyar dolara rekor düzeye ulaştığına dikkati çeken Putin, 200 milyar dolar çıtasının bu yıl aşılacağına ilişkin de pek çok neden olduğunu aktardı.

Putin, “Aynı zamanda, karşılıklı ticarette ulusal para birimi kullanımı payının artması ve ilişkilerimizin daha da egemen hale gelmesi önemlidir” ifadelerini kullandı.

Sibirya’nın Gücü doğal gaz boru hattı ile yapılan sevkiyat anlaşmasının yüzyılın anlaşması haline geldiğini bildiren Putin, Rusya’dan Çin’e başta petrol ve kömür sevkiyatlarının artması, nükleer güç ile uzay ve tarım teknolojilerindeki işbirliklerinden bahsetti.

“ORTAK TEHDİTLERLE MÜCADELE EDİYORUZ”

Rus lider Putin, hegemonya iddiasında bulunan ve dünya ahengini bozan bazı ülkelerin aksine Rusya ve Çin’in gerçek ve mecazi anlamda köprüler kurduğunu söyleyerek, “Gezegendeki ‘dalgalar ve rüzgarlar’ arasında, uluslararası ilişkilerde yakın işbirliği yapıyoruz ve ‘çalkantılı bir akıntının ortasındaki bir kaya gibi’ omuz omuza durarak dış politika pozisyonlarımızı etkin bir şekilde koordine ediyoruz, ortak tehditlerle mücadele ediyoruz ve modern zorluklara cevap, tepki gösteriyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Rusya ve Çin’in benzer düşünen diğer ülkelerle birlikte, uluslararası hukuka dayalı daha adil, çok kutuplu bir dünya düzeninin kurulmasını sürekli olarak savunduğunu dile getiren Putin, Rusya’nın Çin Küresel Güvenlik Girişimi’nin yapıcı rolüne dikkati çekti.

Putin, dış jeopolitik manzaranın ciddi değişikliklerden geçtiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

“Kolektif Batı, tüm devletlerin ve halkların kaderini tehlikeye atarak, arkaik dogmalara, hızla yitirdiği hakimiyetine daha umutsuzca tutunuyor. ABD’nin, Rusya ve Çin’in yanı sıra Amerikan diktasına boyun eğmeyen herkesi çevreleme politikası, daha keskin ve iddialı hale geliyor. Uluslararası güvenlik ve işbirliği mimarisi parçalanıyor. Rusya ‘doğrudan tehdit’ ve Çin ‘stratejik rakip’ olarak ilan edildi.”

“ÇİN’İN UKRAYNA’DA ROL OYNAMA İSTEĞİNDEN MEMNUNUZ”

Ukrayna’da meydana gelen olaylarla bağlantılı olarak Çin’in dengeli çizgisi nedeniyle, olayların arka planını ve gerçek nedenlerini anladığı için minnettar olduklarını kaydeden Putin şöyle devam etti:

“Çin’in krizin çözümünde yapıcı bir rol oynama istekliliğini memnuniyetle karşılıyoruz. Çinli dostlarımız gibi biz de Birleşmiş Milletler tüzüğüne katı bir şekilde uyulmasından ve insancıl hukuk da dahil olmak üzere uluslararası hukuk normlarına saygı gösterilmesinden yanayız. NATO bloku tarafından kabaca ihlal edilen güvenliğin bölünmezliği ilkesine bağlıyız. Küresel nükleer güvenliği baltalayabilecek sorumsuz ve basitçe tehlikeli eylemler konusunda derin endişe duyuyoruz. Kaldırılması gereken gayrimeşru tek taraflı yaptırımlar kabul edilemez.”

Rusya’nın Ukrayna krizinin siyasi ve diplomatik çözümüne açık olduğunun altını çizen Putin, Nisan 2022’de barış müzakerelerini kendilerinin sonlandırmadığını söyledi. Putin, “Barış sürecinin geleceği, hakim jeopolitik gerçeklerin dikkate alınarak ciddi bir müzakereye hazır olunmasına bağlıdır” açıklamasında bulundu.

NATO’nun Asya-Pasifik bölgesine girmeyi amaçlayarak faaliyetlerine küresel bir boyut kazandırmaya çalıştığını da dile getiren Putin, bazı güçlerin Avrasya alanını “özel kulüpler” ve askeri bloklar zincirine bölmeyi başaramayacağını ifade etti.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*