“`html
Deprem Mağdurları Adalet Arayışını Sürdürüyor
6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde sevdiklerini kaybeden ailelerin, sorumluların hesap vermesi için kurduğu Adalet Peşinde Aileleri Platformu, depremin bininci gününde Adalet Bakanlığı önünde protesto gerçekleştirdi.
Aileler, hayatını kaybeden yakınlarının fotoğraflarını Adalet Bakanlığı binasının önüne bırakarak anma yaptı.
Eylem sırasında “1000 gündür adalet enkaz altında”, “Kamu görevlileri hesap versin”, “Rant uğruna ölenlerin hesabını soracağız” gibi pankartlar açıldı.
“KADERİ KABUL ETMEYECEĞİZ”
Platformun sözcüsü Döne Kaya, depremin üzerinden bin gün geçtiğini hatırlatarak şöyle konuştu:
“Her sabah aynı acıyla uyanıyor ve adaletsizliklerle karşılaşıyoruz. Bin gündür, ‘unutmadık, unutturmayacağız’ diyerek sevdiklerimizin ardından mücadele ediyoruz. Ancak hala adalet sağlanmış değil. Bizler, bu topraklarda kayıplarını yaşayan ve adalet arayışından vazgeçmeyen aileyiz. Bugün burada, kayıplarımızın sesi olmak ve yaşadığımız zorlukları kamuoyuna duyurmak için toplandık.”
Üzerinden neredeyse üç yıl geçen deprem sonrası, adalet sisteminin cezasızlık düzeni haline geldiğini belirten Kaya, “Bu mücadele sadece bizim için değil, tüm toplumu kapsayan bir adalet talebidir. Bilim dışı ve geç kalmış bilirkişi raporları, sorumluların cezalandırılmasını engelledi,” dedi. Kaya, bazı raporların bir yıldan fazla sürede tamamlandığını ve eksik raporların dosyalara ‘kader’ olarak eklendiğini ifade etti. “Ancak ne bu kadere ne de ‘deprem kaderdi’ diyenlere boyun eğmeyeceğiz,” dedi.
Döne Kaya, kamu görevlilerine yönelik soruşturmaların adaletsiz bir şekilde yürütüldüğüne dikkat çekti.
Kaya, bazı dosyaların ana dosyalardan ayrıldığını ve bu durumun adaletin sağlanmasını zora soktuğunu belirtti. “Soruşturmalarda delil toplama işlemleri eksik ve hatalı yapıldı, ‘iyi hâl’ indirimleri ile adalet duygusu zedelendi. Bazı sanıklar tutuklanmadı ve kaçtı,” diyerek bu duruma dikkat çekti.
Kaya, “Bu yıkım doğal değil; bilinçli ihmallerin ve denetimsizliklerin bir sonucudur. Yargı sürecinde hâlâ ‘bilinçli taksir’ kavramı kullanılması, hem hukuka hem de vicdana aykırıdır. Tüm deprem davalarında yargılamalar ‘olası kast’ ile yapılmalıdır,” dedi.
“53 BİN İNSAN İÇİN HIZLA ADALLET SAĞLAYIN”
“Depremin ilk günlerinde toplanan sanıklar, günümüzde birer birer serbest bırakılıyor,” diyen Kaya, “Bu davalar sıradan yargılamalar değil. Bu suçlar, insan eliyle işlenmiş toplu ihmallerdir. Suçluların cezalandırılmasını, kamusal sorumlulukların kabul edilmesini ve tarafsız bir yargı sürecinin yürütülmesini talep ediyoruz. Camdan bir bekleyişte değil, aktif olarak adalet peşinde koşmak istiyoruz,” şeklinde ifadelerde bulundu.
Kaya, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a yönelik çağrısını yineleyerek, “Lütfen depreme ilişkin dosyaların makul sürede sonuçlandırılması, tutuklama işlemlerinin adil bir şekilde gerçekleştirilmesi ve bilimsel bilirkişi raporlarının sağlam bir temel üzerine inşa edilmesi için adım atın. 53 bin insan için bir an önce adalet sağlanmalı,” dedi.
“GECİKMELERE TAHAMMÜLÜMÜZ YOK”
Umut-Sen temsilcisi Işıl Ünlü, “Bu bin gün boyunca, enkaz altından yükselen sesimiz adalet talebiydi. Biz burada hâlâ duruyoruz. Soruşturmalarınıza devam edebilirsiniz, ama biz kimin sorumlu olduğunu biliyoruz ve hesap soracağız,” şeklinde açıklamada bulundu.
ADALET BAKANI’NDAN RANDEVU TALEBİ
Adana’da ailesini kaybeden Oğuz Soyubey, sanıkların tutuksuz yargılandığını hatırlatarak, “Bizim dosyalarımızın ilerlemediğini biliyoruz. Randevu talep ediyoruz; hangi dosyalarda eksik var, biz bunları bildirelim,” dedi.
Adana’da ailesini kaybeden Gizem Çetin, sanıklara uygulanan cezaların emsal teşkil etmesi gerektiğini vurguladı.“Kamu görevlilerinin de aynı şekilde yargılanmasını istiyoruz,” dedi.
Zeliha Ağırbaş, “Bin gündür adalet arıyoruz ve hâlâ tutuklanan kimse yok. Artık bu süreçten yorulduk, adaletin tecelli etmesini bekliyoruz.” şeklinde konuştu.
“DEVLET GEREKENİ YAPMALI”
Hatice Açıkalın, davalarının sonuçlandığı halde sanıkların serbest kalmasına dikkat çekerek, “Bin gündür 31 insanın hayatını kaybetmesine neden olanlar hala dışarıda. Kamu görevlileriyle ilgili hâlâ soruşturma izni bekliyoruz,” diye belirtti.
Kahramanmaraş’ta yaşanan zararları hatırlatan Arzu Yurdal Atılgan, “Sabah kalktığımızda adaletin yerini bulduğunu belirtmek istiyoruz. Adalet Bakanı’nın burada olup ailelerin yanlarında durması gerekirdi,” dedi.
Kahramanmaraş’taki Sema Ulupınar ise, “Bizim tek isteğimiz adalet. Mezarlığa gittiğimizde, ‘Siz rahat uyuyun, adalet yerine buldu’ diyebilmek istiyoruz,” ifadesinde bulundu.
İbrahim Çeribaşı, “Biz, sadece ailemizi değil, yaşamımızı kaybettik. Adaletin hızla gerçekleşmesini talep ediyoruz,” dedi.
Zeynep Hoşer ise, “İki çocuğum hâlâ babalarını soruyor. Adaletin bir an önce yerine gelmesi istiyorum,” dedi.
“`
