“`html
Jens Stoltenberg’in Kitabında Erdoğan ile Görüşmeleri Öne Çıkıyor
Jens Stoltenberg, on yıllık NATO Genel Sekreteri olarak görev sürecinde edindiği tecrübeleri ve örgütün evrimine dair anekdotları paylaştığı eserinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmelere özel bir bölüm ayırıyor.
2019 yılında Türkiye’yi resmi olarak ziyaret ettiğini aktaran Stoltenberg, İstanbul’u “Doğu ile Batı’nın, ruhani ile dünyevi arasında, Hristiyanlık ve İslam’ın buluştuğu tarihi bir noktadır” şeklinde tanımladı. Bu kentin kültürel ve ticari etkileşimlerin yanı sıra savaşlar ve çatışmaların da merkezi olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin DEAŞ ile Mücadeledeki Önemi
Stoltenberg, Erdoğan ile Boğaz’ın Anadolu yakasında yaptıkları sohbet sırasında açılan Çamlıca Camii’ni de gündeme getirerek, bu yapının Erdoğan için “İslam’ın önemli bir sembolü olduğunu” ifade etti.
Norveç’in eski başbakanı olan Jens Stoltenberg, Erdoğan ile tanışıklığının uzun yıllara dayandığını belirterek, 2012’de Ankara’ya yaptığı ziyaret sırasında Erdoğan’ın evinde geçirdiği “hoş bir öğleden sonrası” anısını paylaştı.
Stoltenberg, “Erdoğan, konulara hâkim, kararlı ve bilgili bir lider. Onunla iletişim sağlamak oldukça kolay.”“NATO için her zaman kritik bir ülke olduğunu ve DEAŞ ile mücadelesinde önemli bir rol üstlendiğini”

“YPG Terör Örgütüdür”
Stoltenberg, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2019’daki Barış Pınarı Harekatı öncesi Suriye’nin kuzeyinde güvenli bir bölge oluşturma konusundaki düşüncelerini ve bu konudaki tartışmalarını detaylandırdı:
Her görüşmede Erdoğan, Suriye’de bir güvenlik bölgesi oluşturma gerekliliğini vurguluyordu; bu bölge Türkiye’yi çeşitli silahlı gruplardan koruyacaktı. Ancak Stoltenberg, NATO’nun Suriye’nin toprak bütünlüğünü ihlal etmeyeceği konusunda Erdoğan’ı sürekli olarak hatırlatmak zorunda kaldığını belirtti.
Stoltenberg, Erdoğan’ın bu bağlamda tek başına hareket etme kararı aldığını ve dönemin ABD Başkanı Donald Trump’a Suriye’nin kuzeyinde büyük bir askeri operasyon başlatacağını bildirmesi üzerine, ABD’nin bölgedeki birliklerini çekme kararı aldığını aktardı.
Stoltenberg, Erdoğan’ın bu konu ile ilgili düşüncelerini “Türk operasyonu kaçınılmazdı. YPG, bir terör örgütüdür. Siz de bunu zaten kabul ettiniz. Neden görüşünüzü değiştirdiniz?”
Stoltenberg, “Erdoğan, ‘siz’ derken Batı’yı kastediyordu. Ona göre, Batı hala hatalarını tekrarlıyordu.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye, Terörden En Fazla Etkilenen NATO Ülkesi”
Stoltenberg, Erdoğan’ın Türkiye’de yaşanan terör saldırları ve bu saldırılar sonucunda hayatını kaybeden vatandaşlar hakkında uzun bir değerledirme yaptığını aktararak “Türkiye’nin NATO ülkeleri arasında terörle en çok etkilenen ülkelerden biri olduğu inkar edilemez.”
ABD ve bazı ortaklarının, PKK ve PKK/YPG’yi aynı örgütün farklı kolları olarak değerlendirdiğini ifade eden Stoltenberg, “ABD ve NATO, başka ülkeler için terör devletini ortadan kaldırma amacıyla YPG’lerle işbirliği yaptıktan sonra, bu grupların terörist olduğunu savunmak artık mümkün değil.”

Erdoğan’dan “Mısır Sever Misiniz?” Sorusuna Cevap
Stoltenberg, Erdoğan ile birlikte çay içtikleri bir anıyı da okuyucularıyla paylaştı. Erdoğan’ın “Mısır’ı sever misiniz?”“O halde mısır yiyeceğiz.”
Stoltenberg, Erdoğan’ın, ABD’nin Suriye’deki askeri varlığı için yasal bir dayanağı olduğunu, Türkiye’nin neden olamayacağı sorusunu yönelttiğinden de bahsetti. Ayrıca, Erdoğan’ın yaşanan terör saldırıları sonucunda çok sayıda Türk vatandaşının hayatını kaybettiğini dile getirdiğini ekledi.

“Bir Kez Daha Erdoğan Haklıydı”
Stoltenberg, Erdoğan’ın kendisine “Suriye’ye gitmek, eğer uluslararası hukuka ihlal teşkil ediyorsa, o zaman ABD, İngiltere ve NATO’nun diğer ülkeleri DEAŞ ile mücadele etmek için bölgeye asker gönderirken hangi hakla bunu yapıyor?”“Bir kez daha Erdoğan haklıydı. NATO’nun da destek verdiği ve ABD’nin yürüttüğü koalisyonla DEAŞ’ı ortadan kaldırmaya çalışıyorduk. Bunu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden açık bir yetki olmadan gerçekleştirmekteydik.”
Anahtar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Elindeydi
Stoltenberg, kitabında Finlandiya ve İsveç’in NATO üyelik sürecinde Türkiye’nin oynamış olduğu role de değindi. 2022 yılının Kasım ayında İstanbul’u ziyaret ettiğini ve Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan’ın kendilerini en iyi şekilde ağırladığını belirtti.
Stoltenberg, “Erdoğan, terörle mücadelede yeterli adımları atmadılar. Onay sürecinin nasıl ilerleyeceğini belirleyecek olan atacakları bu adımlardır.”
İki ülkenin aynı anda üye olmasından yana olduğunu vurgulayan Stoltenberg, “Anahtar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elindeydi.”
Stoltenberg, Stockholm’deki Türk Büyükelçiliği önünde Kur’an-ı Kerim yakılması olayına değinerek, “Erdoğan, böyle bir saygısızlığa izin veren bir ülkenin, NATO’ya katılma talebini destekleyemeyeceğini açıkça belirtti.”

Poroşenko, Bayraktar İHA’ların Tesliminden Memnun Kaldı
Stoltenberg, kitabında tarih vermeden, eski Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko ile Kiev’e dönüş yolculuğunda yaptığı bir görüşmeye de yer verdi.
Ukrayna’nın NATO üyesi olmasının zaman alacağını vurgulayan Stoltenberg, Poroşenko’nun bu sürece ilişkin beklentilerini aktardığını belirtti. Poroşenko’nun Türkiye’nin Bayraktar İHA’larını tedarik etmesini takdir ettiğini, ancak ABD ve diğer NATO ülkelerinin Ukrayna’ya silah satmaktan çekindiklerini ifade ettiğini kaydetti.
Stoltenberg, Poroşenko’nun “Tam da savaşta olduğumuz için silaha ihtiyacımız var.”
Poroşenko’nun, “Biz Rusya’ya güvenmiyoruz. Ukrayna, NATO üyesi olmadıkça güvende olmayacak.”

15 Temmuz Darbe Girişimi ve Yıkıcı Sonuçları
Stoltenberg, kitabında 15 Temmuz darbe girişimini ele alarak, Ankara’da bulunduğu süre zarfında bu başarısız girişimin yıkıcı etkilerini bizzat gözlemlediğini anlattı.
TBMM’nin Genel Kurul salonunda gördüğü manzarayı “Beton ve moloz yığınları etrafa dağılmıştı. Üstümde bir bombanın çatıyı deldiği kocaman bir delik vardı.”
Stoltenberg, darbe girişiminde 300 kişinin hayatını kaybettiğini ve 2,100 kişinin yaralandığını belirttikten sonra, “Darbe gecesi, Türkiye’nin meşru hükümetine destekte bulundum.”
Türklerin, diğer müttefiklerden farklı muamele gördüğünü hissettiğini belirten Stoltenberg, Erdoğan’ın da NATO ülkelerinin benzer bir trajedi yaşayacağını vurguladığını kaydetti.
Türkiye, Geçmişten Günümüze Her Zaman Ön Planda
Stoltenberg, Norveç Başbakanı olarak görev yaptığı dönemde Türkiye ile olan ilişkilerinin diğer Batı Avrupa liderlerinden farklı olmadığını ancak NATO Genel Sekreteri olarak bu durumun önemli ölçüde değiştiğini ifade etti.
Eski NATO Genel Sekreteri, “Türkiye, DEAŞ’la mücadelede ve yeni NATO üyelerinin kabulü noktasında stratejik önemi nedeniyle ilgi odağım haline geldi.”

“`
